https://analytics.google.com/analytics/web/provision/#/p257824016/reports/defaulthome


Metin SÖNMEZ


ÖDÜL VE CEZA!

Tam kapanma sonrası sil-baştan geriye dönersek vay halimize. Zira aç-kapat gibi kısır döngü günlerinin ardından 60 binli vaka sayılarına tanıklık ettik.


Tam kapanma sonrası sil-baştan geriye dönersek vay halimize. Zira aç-kapat gibi kısır döngü günlerinin ardından 60 binli vaka sayılarına tanıklık ettik. Yalnızca nisan ayında 10 binin üzerinde insanımız pandemi nedeniyle hayata veda etti. Aşı ve kurallara riayet olsa, kim bilir kaçı yaşayacaktı, kaç ocağa ateş düşmeyecekti. Önlenebilir bir durumdu ama ne yazık ki bu tabloyu yaşamak durumunda kaldık.

Ramazan Bayramı sonrasına kadar alınan önlemlerle vaka ve vefat sayısının düşeceği aşikâr. Bunu öngörmek mümkün. Elbette ki, temennimiz de bu yönde. Fakat sonrasını da planlamak olmazsa olmaz koşul olarak karşımızda duruyor. Pandemi sürecinde yapabileceğimiz şeyler kısıtlı. Birincisi hijyen ve konulan kurallara azami özen göstermek, ikincisi ise aşı olmak. Gerçi aşı konusunda yapılan açıklamalar çelişkili olsa da, toplum bağışıklığının kazanılması adına en kestirme ve geçerli yol bu.

Ülkede yeter seviyede aşı vardı, yoktu tartışmalarını bir kenara bırakırsak, son dönemde rakamlara yansıyan sayısal düşüş, sıkıntı verici boyutta. Türkiye, daha önce açıklanan aşı programı hedefine ulaşamamış görünüyor. Bununla birlikte rakamlar bize gösteriyor ki, sırası gelmesine karşın aşı yaptırmayan insan sayısı il il değişmekle birlikte yüzde 15-20 civarında seyrediyor. Ortaya çıkan rakam, kim ne derse desin sıkıntı verici boyutta.

Aşı verileri ve kapanma döneminin sona ermesiyle birlikte bir dizi yeni adımların atılabileceği de gündeme şimdiden geldi bile… Aşı olmayana kısıtlama tedbirleri uygulanması gibi bir çalışmadan bahsediliyor. Ki bence çok yerli yerinde bir karar olur. Ödül ve cezayı yerli yerinde uygularsak, sanırım önemli bir mesafe kat etmiş oluruz.